ADET KANAMASI
Adet kanaması ortalama 13 yaşından
menapoza kadar her kadının yaşadığı doğal bir olaydır.Gebe kalamayan kadın
rahminin içindeki doku(endometrium) her ay dökülerek yenilenir.Bu dökülme
sırasında açılan damarlardan kan, ölü hücreler ve endometriumdan salınan bazı
maddeler kanla birlikte, pıhtısız koyu renk ve kıvamda bir karışım olarak
vajinadan dışarı atılır. Bu görünümden ve özel kokusundan dolayı halk arasında
yaygın olarak “pis” veya “kirli” kan olarak adlandırılsa da bu doğru olmayıp,
adet kanı mikropsuz ve özel bir kandır. Genel olarak 3-5 gün sürerse de 1 ila 8
gün sürmesi normal olarak kabul edilir.Ortalama miktarı 30 ml (yarım çay bardağı
) kadar olmakla beraber damlama tarzında kanamadan 80 ml ye (bir çay bardağından
biraz fazla) kadar varan miktarlarda olabilir.
Adet dönemi ile ilgili bilgiler genel olarak bir önceki kuşaktan edinilmektedir.
Son derece sıradan bir biyolojik olay olarak görülse de bazı kurallara
uyulmadığı takdirde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Hiç doğum yapmamış
bir kadın , normal menstruel kanamalarla (adet) ülkemizde ki ortalama menapoza
girme yaşı 49 olarak alınırsa ömrünün 1 ila 8 yılını adet kanamalarıyla
geçirmektedir.Bu hesaplama ile ortaya çıkan rakamlar adet döneminde ki uyulması
gereken hijyenik (sağlık) kurallarının ne kadar önemli olduğunu ortaya
koymaktadır.
Adet dönemindeki bakım ve uyulması gereken kurallar aşağıdaki gibi
özetlenebilir:
1-Genital (cinsel )organlara yönelik kurallar
-Enfeksiyon
-Fizik kirlilik ve koku
-Cinsel davranışlar
2-Psikolojik kurallar
3-Sosyal kurallar
1-Genital bakımın en önemli kısmı kanama ve bunun sonuçlarına yönelik olmalıdır.
Damar dışındaki kan mikropların üremeleri için uygun bir ortam oluşturur. Ayrıca
parçalanan kan hücreleri ve özellikle adet kanıyla karışık olarak atılan ölmüş
rahim içi hücreleri kötü bir koku oluştururlar.Bu yüzden adet süresince temizlik
ve alınan önlemlerle kanın kokusu ve enfeksiyonlara zemin oluşturması
önlenmelidir.Bunun için değişik evde yapılmış veya hazır hijyenik pedler,tamponlar
kullanılabilir. Pedlerin içinde kanı emen bir doku bulunur.Bunun etrafında ise
bez veya dayanıklı kağıt ve giysiye tutturulmak için özel ekler vardır. Pedler
kanın vajina ve çevresindeki cildi tahriş etmesini ve giysileri kirletmesini
önlemek için kullanılır. Vajinal tamponlar , silindir teklinde, vajina şekline
uygun ucunda çıkartılmasını kolaylaştırmak üzere ipi olan, emici madde içeren
nesnelerdir.
Bakire olan bayanlarda da kullanılabileceği belirtilmekte ise de gerek ülkemizin
sosyo-kültürel yapısı gereği kızlık zarına (hymen) verilen önem,gerekse kızlık
zarının değişik şekillerde olabilmesi açısından dikkatli olunmalıdır. Tamponun
yerleştirilmesi sırasında kızlık zarında yırtık olması mümkündür. Tampon veya
pedlerin kullanımı sırasında başlıca dikkat edilmesi gereken konu temiz olmaları
ve 6-8 saatte bir değiştirilmeleridir.
Aynı ped veya tamponun uzun süreli (özellikle vaginal tampon) kullanılması
vajina içinde bazı bakteriler (mikroplar) üreyerek bunların oluşturduğu
toksinlerle (zehir) ciddi,hatta bazan ölümcül hastalıklar (toksik tok sendromu)
bile görülebilmektedir. En azından bazı kronik iltihabi hastalıklar ve cildin
tahriş olmasını önlemek için uygun aralıklarla, üretici firmanın önerilerine
göre ped ve tamponlar değiştirilmelidir.Ped veya tamponların kirlenmiş olanları
genellikle satılan paket içerisinde bulunan kirli ped poşetlerine konularak çöpe
atılmalıdır.Çünkü kan yoluyla geçen bazı hastalıkların bulaşmasına neden
olabilirler. Ayny tamponun uzun süre kullanılması koku ve kirliliği de önlemekte
yetersiz kalır. Ancak yukarıda bahsedilen gerekçeler nedeni ile çok az adet
kanaması olsa bile kadınlar pedleri kirlenmemiş olsa da uygun aralıklarla
değiştirmelidirler.
Adet döneminde cinsel ilişki kanın varlığına bağlı olarak itici olabilir. Tıbbi
olarak dışarıdan içeriye doğru bir akim nedeniyle bazı mikropların içeri girmesi
sonucu iltihabi hastalıklara da neden olabilmesi açısından az da olsa risk
oluşturabilir.Ancak eşlerin her ikisi de herhangi bir enfeksiyon hastalığı
taşımıyorlarsa bu olasılık çok düşüktür. Her şeye rağmen bu tür riskler
bilinerek adet sırasında cinsel ilişki olması ( bazı kadınlarda adet öncesi ve
sonrasında cinsel istekte artış olabilmektedir)bir felaket değildir.Hatta adet
sırasında cinsel ilişkiden uzak durulması tıbbi olmaktan çok sosyal
nedenler,tabular ve psikolojik duruma bağlıdır.Özellikle kadının adet kanaması
sırasında ilişki olursa ciddi bir hastalık ortaya çıkması söz konusu değildir.
2- Adet döneminde hormonal dalgalanmaların da etkisi ile adet öncesinde başlayıp
devam eden duygusal ve psikolojik değişiklikler ve bazen bozukluklar
olabilir.Bazen adetlerin ağrılı, yoğun ve uzun süreli olması ayrıca tıbbi bir
problem olabilir ve psikolojik sıkıntıya neden olabilir veya
artırabilir.Psikolojik sorunlar yelpazesinin bir ucunda basit günlük
aktivitelerdeki aksaklıklar, sinirlilik ve konsantrasyon güçlükleri, diğer
ucunda ise ciddi psikiyatrik yaklaşım gerektiren depresyon ve psikozlar yer
alır.
Durumun ciddiyetine göre ilaç ve psikiyatrik desteğe başvurmaktan
kaçınılmamalıdır. Hafif (çoğunlukla olduğu gibi) olarak geçiştirilen durumlarda
aile ve iş yerindeki destek ve anlayış yeterli olacaktır. Hafif vakalarda bazı
ilaç tedavileriyle günlük ve profesyonel aktivitelerdeki performans
artırılabilir. Bunun için kadınlar, adet dönemlerinde kendilerini nasıl
hissettiklerinin yanı sıra, çevrelerindeki insanların da onları nasıl
algıladıklarını öğrenmeye çalışarak, sorunlu olduklarını düşünüyorlarsa hemen
bir kadın doğum uzmanına başvurmalıdırlar.
3-Sosyal çevre ile ilişkiler kişinin psikolojik durumu ile çok yakından ilgili
olduğundan adet döneminde sorunlar yaşanıyorsa ciddi konsantrasyon
(tatil,eğlence,sinav,evlenme,sportif yarışmalar, hac ziyareti vb) gerektiren
aktiviteler ertelenebilir. Eğer bu tür sosyal aktiviteler ertelenemiyorsa kadın
doğum uzmanına baş vurularak adet kanamasının geciktirilmesi veya öne alınması
mümkündür. Yüzme ve su sporları uygun tamponlar kullanılarak yapılabilir.Sudan
dolayı kirlenme genellikle söz konusu değildir.
Özetle ömrünüzün yıllarla ifade edilen bir bölümünü yanlış bilgi, tabu ve
yasaklarla sağlıksız ve huzursuz geçirmeniz gereksizdir. Uygun bir danışma ile
doktorunuz yıllarınızın kaybolmasını önleyebilir.