BİBERONLA BESLENME
Biberon emmesi ile anne memesinin
emzirilmesi farklıdır. Biberonun içindeki mama/su biberonun emziğinin emilmesi
ile bebeğin ağzına dolar. Biberon emen çocuğun bir çaba sarf etmesine gerek
yoktur. Anne memesini emen çocuk yalnızca meme ucunu değil, areolanın (meme
başını çevreleyen koyu renkli bölge) büyük bir kısmını ağzının içine alır ve
dilini areolanın altına uzatır. İçi sütle dolu kanalların çoğu areola
bölgesindedir. Bebek dili ile bu kanalları sağar ve ağzına dolan sütü yutar.
İçinde ister mama, ister su olsun yaşamın ilk günlerinde biberon verilen
bebekler (bir kez bile verilse) memeden de biberon gibi emmeye çalışırlar. Bu
bebekler yalnızca meme başını emerler ve dilleri ile sağma işlemi yapmazlar. Bu
duruma meme başı şaşkınlığı denilmektedir. Çocuk yalnızca annenin meme başını
emdiği için memeyi boşaltamaz, süt gelmediği için huzursuz olur.
Çocuğun huzursuz olması anneye yeterli sütünün olmadığını (yalancı süt
yetersizliği) düşündürür. Bebeğin etkisiz emdiği durumlarda memeler sürekli şiş
ve gergindir. Yalnızca meme başının emilmesi nedeni ile meme ucunda zedelenme ve
çatlaklar da oluşur. Daha çok biberon kullanılmaya başlanır. Bebek rahata
alıştığı için anne memesini bir daha almak istemez. Anne de sütünün yetersiz
olduğunu düşünerek ve meme başı sorunları nedeni ile emzirmeyi sürdürmek
istemez.
Anne sütü ise her zaman ve her yerde hazır durumdadır. Bebeğin beklemesine gerek
yoktur. Bu nedenle emzirilen çocuklar huzurludur. Bebek için "emme" yalnızca
karnının doyurması değildir. Aynı zamanda anne ve bebek arasındaki ikili
ilişkinin tam olarak gelişmesini sağlar. İlk bir yaş içinde her istediği anda
annesini yanında bulan ve emzirilen çocuklarda, temel güven duygusu gelişir.
Biberon ile beslemede, beslenme süresi boyunca verilen mamanın içeriği aynıdır.
Bununla birlikte anne sütünün en önemli özelliği yaşayan bir sıvı özelliği
göstermesidir. İçeriği sabit olmayıp çocuğunun yaşına, fizyolojik durumuna uygun
bir değişim gösterir. Emzirme döneminin başında yada sonunda olmasına göre anne
sütünün içeriği değişir. Emzirme döneminin başındaki süt suludur. Emzirme
döneminin sonundaki süt ise yağlıdır, bebeğe doygunluk hissi verir. Bebek anne
göğsünü gereksinimi kadar emer, biberon ile beslemede ise annesinin almasını
düşündüğü kadar almak zorundadır. Anne sütü ile beslenen bebeklerde şişmanlık
daha az görüldüğü bilinmektedir. Anne sütü ile beslenmede ileri yaşlarda
şişmanlık, koraner kalp hastalıkları, şeker hastalığı (Tip I Diabetes Mellitus),
Çölyak hastalığı gelişme riski daha azdır.
Anne sütü yalnızca en ideal besleyici değil aynı zamanda en ekonomik beslenme
yoludur. Biberonun temizlenmesi çok zordur ve bebekler için enfeksiyon kaynağı
oluşturur. Biberon ile beslenen bebeklerde ishalli hastalıklar sık
görülmektedir. Emzirmeden önce anne göğsünün temizlenmesine gerek yoktur. Her
koşulda verilebilir, Mikrop bulaşması sorunu yoktur. Emzirdikten sonra da
annenin bir miktar sütünü sıkıp göğüs uçlarına sürmesi temizlik için yeterlidir.
Herhangi bir pomat kullanmaya gerek yoktur. Emzirme öncesi annenin yalnızca el
yıkaması gerekmektedir. Çalışan anneler, anne sütünü sağarak eve bırakılabilir
ve anne evde olmadığı zaman bebeğe kendi anne sütü verilebilir. Anne sütü
buzdolabında 24 saat, oda ısısında sekiz saat saklanabilir. İnek sütü ise oda
ısısında iki saatte bozulur.
Emzirmenin üstünlükleri tartışılmaz olduğunun bilinmesine karşın biberon
kullanımının halen yaygın olması düşündürücüdür.