KADINLARDA FELÇ SEBEPLERİ
Yüksek tansiyon hastaları üzerinde
yapılan bir araştırma kadın hipertansif hastaların felç geçirme açısından
erkeklere oranla daha şanslı olduğunu ortaya koydu.
Türk Kardiyoloji Derneği (TKD) Hipertansiyon Çalışma Grubu’nca uluslararası bir
ilaç firmasının desteği ile Türkiye’de görülen inme (felç) sıklığının
araştırıldığı, “Türkiye’de Hipertansif Hastalarda İnme Riski Araştırması”
sonuçlandı.
Türkiye genelinde 7 bölgede, 22 il ve 39 merkezde yaklaşık 1,5 yılsüreyle
dahiliye ve kardiyoloji uzmanlarına dağıtılan anket formları üzerinden yürütülen
araştırmada, 7 bin 131 anket formundan Türkiye genelini yansıtacak şekilde 54
yaş üzerindeki 6 bin 790 hastaya ait bilgiler istatistiksel analiz yöntemiyle
ele alındı.
İnme olasılılığını belirlemek için “Framingham Kalp Çalışması” ile hazırlanan ve
tüm dünyada kabul göre “Hipertansif Hastalarda İnmeOlasılığı Cetveli”nin
kullanıldığı araştırma, hipertansiyon (yüksek tansiyon) hastası kadınların aynı
hastalığa sahip erkeklere oranla daha şanslı olduklarını, ancak yine de
tansiyonlarını kontrol altında tutma konusunda dikkatli etmeleri gerektiğini
ortaya koydu.
TKD Hipertansiyon Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Giray Kabakçı, araştırma
sonuçlarına ilişkin yaptığı açıklamada, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre,
inmenin, dünyada kalp hastalıkları ve tüm kanser türlerinin toplamının ardından
üçüncü en büyük ölüm nedeni olduğunu belirtti. Dünya genelindeki inmelerin üçte
ikisinin az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde görüldüğüne işaret eden Prof.
Dr. Kabakçı, inmeye bağlı ölüm oranının özellikle yaşlanan nüfus ve az gelişmiş
ülkelerde sigara içme alışkanlığının artması nedeniyle 2020 yılında iki katına
çıkacağının tahmin edildiğini kaydetti.
İNMEDE EN BÜYÜK RİSK HİPERTANSİYON
Prof. Dr. Kabakçı, inmeyi oluşturan değişik risk faktörleri bulunmasına karşın
günümüzde tüm inmelerin yüzde 62’sinin hipertansiyon kaynaklı olduğunu bildirdi.
Türkiye’de 18 yaş üstündeki nüfusun yaklaşık üçte birinin hipertansiyonu
bulunduğunu ve bu hastalığa kadınlarda daha fazla rastlandığını belirten Prof.
Dr. Kabakçı, buna karşın araştırma sonuçlarının inme riski açısından kadınların
erkeklere oranla daha şanslı olduğunu gösterdiğini ifade etti.
Prof. Dr. Kabakçı, “Türkiye’de Hipertansif Hastalarda İnme Riski Araştırması”
ile hipertansiyonu olan kadın ve erkeklerde 10 yıllık inme riskinin
araştırıldığını vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Araştırma sonucunda, hipertansiyon hastalarının inme geçirme riski, Türkiye
genelinde yüzde 17, erkeklerde yüzde 21, kadınlarda ise yüzde 15 olarak
hesaplandı. İnme olasılığı gruplarının dağılımı cinsiyete göre incelendiğinde,
kadınların yüzde 50’sinin 10 yıllık inme olasılığının yüzde 10’dan daha yüksek
olduğu görülmektedir. Buna karşın erkeklerde yüzde 10’dan fazla 10 yıllık inme
riski taşıyanların oranı yüzde 76’dır. Ancak, kadınlar açısından sevindirici
sonuçlara rağmen kadınların bazı konulara dikkat etmesi gerekiyor. Ülkemizde
hareketsiz, şişman, şeker hastalığı olan ve sigara içen kadın sayısı giderek
artıyor. Ayrıca kadınlarda yüksek tansiyonun kontrol altına alınma oranı
erkeklere göre de daha düşük.”
“MUTLAKA KONTROL ALTINDA TUTULMALI”
Araştırmada, inme riskini belirlemek amacıyla olmasa da hipertansiyona yol açan
etkenleri belirlemek için önemli risk faktörlerini de ele aldıklarını dile
getiren Prof. Dr. Kabakçı, bunun sonucunda kalp damar hastalıklarının oluşumu
için önemli risk oluşturan düşük yararlı kolesterol (HDL) düzeyinin en fazla
Güneydoğu ve Doğu Anadolu’da, “trigliserid” adı verilen kan yağı yüksekliğininde
en fazla Güneydoğu Anadolu’da olduğunu tespit ettiklerini belirtti.
Buna karşın zararlı kolesterol (LDL) yüksekliğinin en az Akdeniz Bölgesi’nde
görüldüğünün ortaya çıktığına dikkati çeken Prof. Dr. Kabakçı, şu bilgileri
verdi:
“Bu farklılıklar muhtemelen beslenme alışkanlığından kaynaklanıyor. Yaşam
tarzını ve beslenme alışkanlığını değiştirmek kolay olmayabilir. Ancak inme ve
kalp hastalıkları için en önemli risklerden birisi olan yüksek tansiyon kontrol
altına alınabilir. Bu nedenle her erişkin belli aralıklarla tansiyonunu
ölçtürmeli ve kan basıncı yüksek olanlar hekimlerin verdiği ilaçları düzenli ve
ömür boyu kullanmalıdır.”