LOHUSALIK
Doğumdan sonra gebelik boyunca
vücutta oluşan değişikliklerin gebelik öncesi döneme gerilediği süreçtir. Bu
dönem 6 hafta sürer ve lohusalık dönemi olarak
adlandırılır.
Doğumdan sonraki ilk 24 saatte anne nabzı normal değerlere düşer. Artık bebeğin
yükü üzerinden kalkmış olan dolaşım sistemi hızlı bir şekilde bu yeni duruma
adapte olur. Bu arada doğum esnasında vücutta oluşmuş bazı maddelerin etkisiyle
ateş çok hafif bir şekilde yükselebilir.
Doğum sonrası plasenta ayrıldıktan sonraki 1 saatlik dönem, doğum sonrası
kanamalar açısından risklidir. Bu nedenle anne doğumhanede takip edilir. Daha
sonra yatağına alınan annenin kanama açısından takibine en az 6 saat devam
edilir.
Doğum sonrası 3-4 gün kanlı bir vaginal akıntı olur, buna loşi denir. Daha
sonraki dönemde bu akıntı 10-12 gün kahverengi olarak devam eder. En son açık
sarı olan loşi yaklaşık 20. günde sona erer.
Vajinal akıntının kötü kokulu olması, kanama miktarının fazla olması veya
üşüme-titreme, yüksek ateş gibi enfeksiyon bulgularının olması durumunda
doktorunuza hemen başvurmalısınız. Bu bulgular rahim içi bir enfeksiyon
belirtisi olabilir.
Doğum sonrasında toplar damarlarda oluşabilen pıhtılar ciddi problemlere neden
olur. Bunu önlemenin en iyi yolu mümkün olduğunca erken ayağa kalkıp
dolaşmaktır.
Doğum sonrası egzersizlere normal doğum yapılmışsa 1 gün sonra başlanabilir. Bu
egzersizlerle karın ön duvarı kasları çalıştırılarak karnın toplanması
hızlandırılabilir. Doğumdan sonra birinci günde ayakta duş alınabilir. Normal
doğumlarda yapılan epizyotomi kesisinin veya sezaryen olmuşsa sezaryen kesisinin
ağrısı varsa, basit ağrı kesiciler kullanılır.
Anne doğumdan çok kısa bir süre sonra bile beslenebilir. Ama gaz yapabilecek
gıdaları almamalıdır. Genel anestezi alınmamışsa doğumdan 1 saat sonra bile
beslenmeye başlanabilir.
Doğum sonrası dönemde gebelik boyunca vücutta biriken sıvının atılması
gerekmektedir. Bu nedenle idrara çıkma ihtiyacının artması normaldir. Ancak
doğumun hemen sonrasında, mesane boynunun doğum travmasına bağlı olarak
zedelenmesi sonucu, anne idrar torbasının dolduğunu hissetmeyebilir. Bu nedenle
doğum sonrasında idrarın gelmesini beklemeden belirli aralıklarla tuvalete
gidilmelidir.
Doğum sonrası erken dönemde kabızlık problemi olabilir. 3 gün süresince hala
tuvalete çıkılmamışsa laksatif denenebilir. Gebelik boyunca oluşan ve irileşen
hemoroitler gerileyecektir.
Lohusalıkta yüksek ateşe neden olabilen diğer önemli durumlar, memelerde süt
birikmesi ve derin ven trombozudur. Bunun dışında idrar yolu enfeksiyonları,
epizyotomi veya sezaryen kesisinin enfeksiyonları da ateş nedeni olabilir.
Doğumdan hemen sonra göbek hizasında olan rahminiz her gün 1 cm aşağı inerek
12-14 gün sonra karından hissedilemez hale gelir. Rahminizin kasılmaları bazen
ağrı kesici kullanmayı gerektirebilecek kadar ağrılı olabilir.
Doğum sonrasında eğer kan uyuşmazlığı varsa 72 saat içinde kan uyuşmazlığı
iğnesi yapılmalıdır (Anti-D).
Emzirmeye hemen doğum sonrasında başlamalısınız. Sütünüzün yeterli miktarda
olması için bol sıvı almalı, dengeli beslenmelisiniz. Emzirmenin erken
dönemlerinde bu işlem ağrılı olabilir. Meme başının emzirme öncesi ve sonrasında
temizlenmesi ve kuru tutulması önemlidir. Meme başı çatlakları oluştuğunda bu
amaçla üretilmiş kremler faydalı olacaktır. Doğru emzirme tekniği ile bu
problemi yenebilirsiniz.
Doğum sonrası annede görülen depresyon (postpartum depresyon) ilk 24 saat içinde
başlayabilir. Yeni doğum yapmış annelerin büyük bir kısmında görülür. Genellikle
36-48 saat sonrasında geriler. Ancak bazen depresyonun süresi uzar ve bu durum
anne ve bebek açısından riskli olabilir. Böyle durumlarda depresyon tedavi
edilmelidir. Daha şiddetli bir durum olan Lohusalık Psikozu durumunda
profesyonel yardım gereklidir.
Doğum sonrası dönemde cinsel ilişkiye kendinizi hazır hissettiğiniz zaman
başlayabilirsiniz. Bu durum en erken 4-6 hafta sonra olacaktır. Epizyotomi
yarasının iyileşmesi, vaginal akıntının kesilmesi için yaklaşık 6 hafta
gereklidir.
Doğum sonrası emziren kadının ilk adeti genellikle 6. haftada olur. Ancak daha
geç de olabilir. Emzirme annenin üreme kapasitesini azaltsa da gebelik riski her
zaman mevcuttur. Bu nedenle 6. haftadan sonra uygun bir doğum kontrol yöntemi
için doktorunuza danışmanız gerekmektedir.