PREMATÜRE BEBEKLERDE BAKIMI
Prematüre doğan bebeklerde en sık
rastlanan sorunlar nelerdir ?
Erken doğan bebeklerin akciğerlerinde sürfaktan denen bir maddenin yeteri kadar
yapılamamasına bağlı olarak, doğumundan sonraki saatlerde inleme, solunum
sıkıntısı gelişebilir. Bu hastalığa respiratuar distres sendromu denir. Bu
bebekler, eksik olan maddenin solunum yolu ile verilmesiyle tedavi edilebile
bilmektedirler.
Erken doğan bebeklerin beyinlerindeki solunum merkezinin yeteri kadar
olgunlaşmamasına bağlı olarak solunumları zaman zaman duraksayabilir. Bu 20
saniyeyi aşan solunum duraksamasına apne denir. Bebek büyüdükçe kendilinden
düzelir ancak bebek yoğun bakım ünitesinde izlenirken çok sık apne gelişirse
önce ilaç tedavisine başlanır. İlaç etkili olmazsa solunum makinesine bağlamak
gerekebilir.
Prematüre bebeklerin sindirim sistemi yeteri kadar olgunlaşmadan doğdukları için
beslenmeye başlandıktan kısa süre sonra nekrotizan entrokolit denen barsak
hastalığı gelişebilir. Bu hastalık besin intoleransı, safralı kusma veya safralı
mide içeriği, karnında şişme şeklinde başlar, bebeğin hayatını tehlikeye
sokabilir. Bu durumda hemen beslenme kesilerek bebek damar yoluyla beslenmeye
başlanır. Bu aşamada tespit edilen bebeklerin çoğu iyileşir. Bazen de cerrahi
girişim gerekebilir, hayatın daha sonraki döneminde başka barsak sorunları da
ortaya çıkabilir.
Sarılık yenidoğanların çoğunda görülen fizyolojik bir durumdur. Bebeklerin
kırmızı kan hücrelerinin bir kısmının parçalanmasına bağlıdır. Bu sarılık bazen
fizyolojik sınırları aşabilir, fototerapi (ışın tedavisi), kan değişimi
gerekebilir.
Prematüre retinopatisi prematüre doğan bebeklerin göz damarlarında gelişen,
körlüğe yol açabilen bir sorundur. Yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde izlenen
çok erken doğan bebekler prematüre retinopatisi açısından yakından izlenirler.
Anne karnındaki bebeklerin akciğerleri işlevsizdir. Bunun için sağ kalpten
akciğerlere gönderilen kan duktus arteriozus denen bir bağlantı ile ana atar
damara geçer. Bu kanalın doğumdan sonra hemen kapanması gerekir. Çok küçük
prematürlerde bu kapanma gerçekleşmeyebilir. Bu durum bebeğin kalbini yorduğu
için ilaçla kapatılmaya çalışılır. Kapanma gerçekleşmezse cerrahi girişimle
kapatılır.
Prematüre bebek ne zaman beslenir ?
Prematüre bebekler bir takım sorunları nedeniyle ağız yoluyla veya sonda ile bir
süre beslenemeyebilirler. Bu süre boyunca anne sütü salgısının devam etmesi için
süt sağma pompalarından faydalanılabilir. Sağılan süt daha sonra verilmek üzere
dondurularak saklanabilir. Sağılan anne sütü daha sonra bebeğin durumuna göre
ağızdan veya burundan yerleştirilen bir sonda aracılığı ile bebeğe verilebilir.
Prematüre bebek ne ile beslenmeli ?
Prematüre bebekler için en uygun besin kendi annelerinin sütüdür. Prematüre
doğum yapan annelerin sütleri zamanında doğum yapan annelerin sütlerine göre
daha fazla protein içerir. Bebeklerin büyüme ve gelişmeleri yakından takip
edilerek yeteri kadar beslenip beslenmediği anlaşılabilir. Bu bebeklerin kemik
gelişimlerinin normal olması için D vitamini , kansızlık gelişmesini önlemek
için de demir almaları gerekmektedir. D vitaminini yeteri kadar almazlarsa
prematüre bebeklerde kolayca raşitizm gelişebilir.
Bebek ne zaman evde bakılabilecek duruma gelir ?
Kuvözde izlenirken belli ağırlığa ulaşan, annesini emen veya biberonla beslenen
bebekler bir süre kuvöz dışında izlenmeye başlanırlar. Vücut ısısını dış ortamda
koruyabilen, solunumları düzenli olan, oksijen tedavisine ihtiyaç göstermeyen bu
bebeklerin yavaş yavaş eve gitme zamanı geliyor demektir.
Prematüre bebeklerin aşıları ne zaman başlanır ?
Prematüre doğan bebekler tıpkı zamanında doğan bebekler gibi iki aylık olunca
aşılarına başlanmalı ve düzenli olarak yapılmalıdır.
Prematüre doğan bebek akranlarının boy ve kilosuna ne zaman ulaşır ?
Birçok erken doğan bebek iki ya da üç yaşında boy ve kilo olarak yaşıtlarını
yakalarlar. Bazıları ise daha yavaş büyür ve küçük yapılı erişkinler olarak
kalırlar.
Prematüre bebeğin evde bakımında nelere dikkat edilmeli ?
Bu bebekler yenidoğan yoğun bakım ünitelerinin hareketli, sesli, ışıklı ortamına
alışkın olduklarından bir süre evlerini yadırgayabilir, huzursuz olabilirler.
Ama kısa sürede evlerine alışırlar.
Kaldıkları oda sıcak olmalıdır. Giysileri de yaşadıkları ortama uygun olmalıdır.
Bu bebekler enfeksiyonlara çok yatkındırlar. Onun için odasına fazla ziyaretçi
kabulü uygun değildir. Özellikle kış aylarında kalabalık, hele hele sigara
içilen ortamlardan uzak tutulmalıdır. Çok kolaylıkla üst veya alt solunum yolu
enfeksiyonu gelişebilir.
Bebeklerde ateş, beslenme azlığı, aktivitesinde azalma, çok sık dışkılama gibi
normalden farklı bir durum gözlendiğinde hemen doktorunun aranması bilgi
verilmesi uygun olur.
Kaynak: Yrd. Doç. Dr. Münevver Türkmen