SİGARA BAĞIMLILIĞI
Sigara içmek toplumsal bir sorundur.
Son günlerde özellikle Batı ülkelerinde ve ülkemizde sigara bırakma kampanyaları
düzenlenmekte ve sigara içmeyenlerin hakları korunmak istenmektedir. Tüm dünyada
olduğu gibi ülkemizde de sigara içmek, özellikle erkekler arasında yaygın bir
alışkanlıktır. Yapılan bilimsel çalışmalar, sigaranın zararlarını ve hayatı
kısalttığını göstermektedir.
Kalp krizi, kanser ve beyin damarlarının tıkanması dünyada ilk üç ölüm nedenini
oluşturmaktadır. Kalp krizi geçirilmesinde sigara, yüksek tansiyondan daha fazla
rol oynayan bir risk faktörüdür.
Sigaranın kalp, damar ve diğer sistemlere etkisi (zararları):
• Sigara, sempatik sinir sistemini aktive eder. Sağlıklı kişilerde bu etki kalp
hızının, kan basıncının (tansiyon), kalp atım hacminin ve kalp damarlarında kan
akımının artmasına neden olur.
• Bu kişilerde; ciltteki damarlar kasılır, vücut ısısı artar, toplardamarlar
genişler, kan akımı artar, kan dolaşımındaki yağ asitleri ve şeker yükselir.
• Sigara içen kadınların hormon düzeyleri düşüktür. Daha erken menapoza
girerler.
• Sigaranın kalp kası hücrelerini bozduğu gösterilmiştir. Kalp kası hücreleri
öldüğünden, giderek kalp yetmezliği ortaya çıkar.
• Sigara kanın pıhtılaşmasını da etkiler. Sigara içenlerin kanı daha kolay
pıhtılaşır. Çabuk pıhtılaşma damar tıkanmasını hızlandırır.
• Sigara kalpte ritm bozukluğuna (düzensiz kalp atışları) neden olur.
• Sigara yüksek tansiyona zemin hazırlar.
Sigara bağımlılığı nedir?
Sigara bağımlılığına yol açan, içindeki nikotindir. Nikotin, bazı sinir
reseptörlerine bağlanır. Kolayca kan-beyin bariyerini aşar, beynin her bölgesini
etkiler. Düşük dozda nikotin beyin hücrelerini uyarır, yüksek dozda ise bloke
edici etki gösterir. Nikotinin uyarısı ile sempatik sinir sistemi harekete
geçer. Kalp hızı ve kan basıncı yükselir. Aşırı nikotin alındığında ise tansiyon
düşer ve kalp hızı azalır. Sigara içmeye yeni başlayanlarda kalp hızının arttığı
ve tansiyonun yükseldiği hemen görülür. Ayrıca bu kişiler sigara içerken
genellikle bulantı, kusma, başdönmesi ve kızarma oluşur. Bağımlılık başlayınca
doz artar. Bir iki sigara bazen üç dört pakete çıkar, yani tolerans gelişir ve
akut etkiler kaybolur. Sigarada nikotin dışında insan sağlığına zararlı dört
binden fazla madde de bulunur.
Sigara içen kişilerde koroner kalp hastalığı ve damar hastalıklarının gelişme
riski, sigara içmeyenlere göre belirgin derecede yüksektir. Ayrıca beyin
kanamasına bağlı felç ve felç sonrası ölüm tehlikesi sigara içenlerde belirgin
derecede yüksektir.
Aşağıdaki belirtilerden biri ya da birkaçı bir arada bulunduğunda nikotin
bağımlılığından söz edilebilir:
• Sigara içme isteğini durduramama,
• Sigarayı kesememe ve azaltamama,
• Sigarayı kesince fiziksel belirtilerin ortaya çıkması (sigara içme isteği,
gerginlik, sinirlilik, yorgunluk, konsantrasyon güçlüğü, baş ağrısı, baş
dönmesi, hazımsızlık gibi).
• Bir günde içilen sigara sayısının giderek artması,
• Kalp hastalığı ve astım gibi önemli bir bedensel hastalığa rağmen sigarayı
bırakamama.
Sigaranın davranış üzerine etkisi
Tiryakiler, içilen sigaranın sıkıntıları azalttığını, daha rahat konsantre
olmayı sağladığını söylerler. Aslında, söylenen doğrudur. Şöyle ki, nikotin
hızla bağımlılık yapan bir maddedir. Dolayısıyla, sigara bağımlılığı olan
kişiler sigara içmedikleri dönemde nikotin yoksunluğu belirtileri gösterirler.
Bahsedilen sıkıntı ve gerginlik hali, konsantrasyon güçlüğü, yorgunluk ve
depresyon aslında nikotin yoksunluğudur. Bu kişilerde çekilen beyin grafileri
beyin aktivitesinin senkronizasyonunda bozulma olduğunu göstermektedir.
Sigaranın kesildiği ilk günlerde yoğun olarak hissedilen ve zaman içinde azalan
nikotin yoksunluğu belirtileri kontrol altına alındığında sigara bağımlılığından
kurtulmak kolaylaşır. Bu amaçla ilaç tedavilerinden, nikotin bantlarından ve
bazı psikoterapik yöntemlerden yararlanılır. En iyi sonuç, ilaç tedavisi ile
psikoterapi birlikte yürütüldüğünde alınır.