SÜNNET

 

 

 

Sünnetin tarihi MÖ 6000 li yıllara kadar uzanır. Tarih boyunca Mısırlılar,Yahudiler, Babilliler in sünnetli oldukları görülmüştür. Eski Mısır pramitlerinde bulanan bazı mumyaların sünnetli oldukları görülmüştür. Bugün sünnet hem dini inanış hemde artık batı ülkelerinde de olduğu gibi tıbbî yararından dolayı yapılmaktadır.

Sünnetin Faydaları Nelerdir?
* Sünnet derisi iltihabî hastalıkları sünnetten sonra görülmez.

* Sünnet derisi darlığı sünnetten sonra görülmez.
* Sünnet derisinin uzun ve dar olması nedeni ile derinin geriye kaçarak penis başını boğması sünnetten sonra görülmez.

* Sünnet derisi altında taş teşekkülü sünnetten sonra görülmez.

* Sünnet derisi altında idrar toplanması ve sonucta iltihaba dönüşüp böbreklere zarar vermesi durumu sünnetten sonra görülmez.

* Sünnet derisinde sık sık yara oluşması sünnetten sonra görülmez.

* Sünnetsiz olanlarda penis kanserleri görülebilir. Sünnetten sonra görülmez.

* Sünnetsiz erkeklerin eşlerinde rahim ağzı kanserlerine daha sık raslanır.

* Sünnetsizlerde cinsel yolla bulaşan hastalıklar hastalıklar daha sık görülür.

Sünnette Olabilecek Olumsuzluklar Nelerdir?

* Hatalı sünnetler peniste kalıcı hasarlara ve cinsel fonksiyon bozukluklarına neden olurlar.

* Uygun olmayan sterilizasyon şartlarında hepatit ( sarılık ) ve birçok mikrobik hastalık bulaşabilir. Bu hastalıklar ölümle dahi sonuçlanabilecek ciddi hastalıklardır. Ülkemizde Hepatit B sıklığı yaklaşık % 10 dur. Çok iyi sterilize edilmemiş cerrahi aletlerle yapılacak sünnette çocuğun hepatit B, hepatit C ile hastalık kapma olasılığı % 10 dur. Bu nedenle cerrahi aletlerin çok iyi sterilize edildiği, güvenilir bir kişiye sünnet yaptırılması gerekir.

* Sünnetlilerde penis başı hassasiyeti olmayanlara göre daha azdır.

* Sünnet derisinin gereğinden çok alınması penisin ileri yaşlarda büyümesi ve normal gelişimine olumsuz etki edebilir.

Sünnet Kaç Yaşında Yapılmalıdır? Sünnet Psikolojisi Nedir?

Klasik görüş sünnetin erken yaşlarda yapılmasıdır. Sünnetin 20 gün içerisinde yapılmasının faydaları şunlardır:
· 20 günlük çocukta ağrı duyusu tam gelişmediği için sünnet uyuşturulmadan yapılabilinir.
· Pipide damarlanma çok olmadığı için sünnet sırasında kanama pek olmaz.
· Çocuklarda yara iyileşmesi çabuk olduğu için sünnet yarası çabuk iyileşir.
· Sünnet derisi darlıklarında acil sünnet gerektirecek durum önlenmiş olur
· Yeni doğanda kişilik gelişmediği için sünnet sonrası psikolojik olumsuz etki önlenmiş olur
· Çocuğun 1-6 yaş arası özellikle 4-5 yaş arası psikososyal gelişme devreleridir. Bu yaşlarda çocukta pipisini kaybetme korkusu vardır. Anneye de bağlılık son derece kuvvetlidir. Bu yaşta yapılacak bir sünnet psikolojik olumsuz etkilere neden olur. Bu nedenle çocukların bu yaşlarda da sünnet edilmemeleri önerilmektedir. Zira bu yaşlarda sünnet olan çocuklar sosyolojik açıdan töre ve törenlerden ayrı kaldığı için ileriki yaşlarda bir eziklik içerisine girebilir. 7 yaşından sonra bu psiko-sosyal devre bir durgunluğa girer ve ergenlik çağına kadar devam eder. Bu yaşlarda yapılacak sünnet, çocuğun psiko-sosyal açıdan gelişmesini sağlıyacaktır. Toplumun bir üyesi olduğunu fark edecek. Neden sünnet olduğunu anlıyacaktır.
· Bu nedenlerle sünnetin ya ilk 20 günde veya 7 yaşından sonra yapılması en uygundur.
 

Sünneti Kimler Yapmalıdır?

Sağlıklı bir sünneti uzman doktorun yapması gerekmektedir. Böylece bir çok sünnet hatasının önüne geçmiş olunur. Sünnetin bir uzman doktorun (İdeali Üroloji Uzmanı Veya Çocuk Cerrahisi Uzmanı ) yapmasındaki faydalar şunlardır:
· Çocukta kan durmaması gibi bir hastalık varsa (Hemofili) bu hastalıktaki yan etkiler verilecek ilaçlar ile önlenir.
· Uzman doktor tarafından yapılmışsa hatalı sünnet olasılığı azalır.
· Cerrahi aletler çok iyi sterilize edildiği için çocuğun hepatit B, hepatit C kapma olasılığı azalır.
· Sünnet derisinin gereği kadar alındığı için penisin ileri yaşlarda büyümesi ve gelişimi normal olur.
· Sünnet ağrı giderici ilaçlar altında yapıldığı için çocuk ağrı duymaz.
· Sünnet yarası dikildiği için yara iyileşmesi daha çabuk olur.
· Köy sünnetçilerinin yapacağı sünnette çocuk ağrı duyacağı için çok huzursuz ve hırçın olur ve zaptedilmesi daha zordur. Bu nedenle çocuğun pisikolojisi bozulur.

Sünnet Nasıl Yapılmalıdır?

Yıllar boyunca sünnet çeşitli şekillerde yapılmıştır. İlk zamanlarda sünnet derisi iki ip ile kıstırlımış ve arada kalan deri kısmı kesilerek uygulanmıştır. Daha sonra ip yerine çeşitli ağaç ve metal kıskaçlar kullanılmıştır. Yahudiler ortası yarık madeni bir levha (Barzel) kullanırken Osmanlı devrinde her doktorun kendi ismi ile anılan kıskaçları kullanmayı tercih etmişlerdir.

Sünnetin Yapılış Şekli Nedir? Sünnet Teknikleri

Cerrahi Yöntem:Genel hijenik şartlar hazırlanır. Çocuk mutlaka yatırlır. Genel anestezi ( Narkoz) veya bölgesel uyuşturma (iğne ile) yapıldıktan sonra penis başına 5-6 mm uzaklığında sünnet derisine bir pens veya kıskaç konulur. Burada pens ağzı içerisine veya kıskacın içerisine penisin baş kısmının girmemesine dikkat edilir. Sonra penisin hemen altından bir bistüri (neşter) ile kesilir. Kanayan damar ağızları bulunup tek tek bağlanır. Kesik olan derinin iki ucu dikiş ile dikilir. En son kesik yaranın üzeri merhem sürülmüş bir bez ile sarılır. Pansuman gerekmez. Dikişlerde kendiliğinden eriyen cinsten olduğu için dikiş almaya da gerek yoktur. Bir haftaya kadar dikişler kendiliğinden kopar ve düşer. Çocuk hemen ayağa kalkabilir. 2-3 saat sonra uyuşturucu iğnenin tesiri geçeceğinden ağrı kesici şurup veya fitil verilebilir.
Koter Usulü: Burada kesmek için neşter yerine koter kullanılır. Koter, elektirik akımının düşük derecelerinde ısıya bağlı olarak cildi kesen bir alettir. Burada kanama olmaz, olsa bile koter ile bu damarlarda yakılır. He ne kadar kolay ve kansız bir sünnet gibi gözüksede daha sonra ortaya çıkan yan etkiler çok fazladır. Bu nedenle Sağlık Bakanlığı yasaklamıştır. En büyük yan etkisi yara iyileştikten sonra nedbe dokusu denilen sünnet derisinin aşırı büyümesi ve bu bölgenin hissiz olmasıdır. Damarlar yakılırken sinirlerde harap olacağı için çocuğun ileri yaşlarde erken boşalma ve sertleşme problemleridir.
Lazerle Sünnet: Koter yerine kesici olarak lazer kullanılmaktadır. Günümüzde yan etkisi tam olarak bilinmediğinden kullanılması tartışmalıdır.
 

Sünnet Cinsel Hayatı Nasıl Etkiler? Sünet Ve Cinsellik.

Sünnet için yapılan çalışmalar kanaatimce objektif değildir. Sünnet taraftarları faydalı yönlerini ortaya çıkarıcı, sünnet karşıtları ise yararı olmadığı ve zararlı yönlerini öne süren objektif kriterlerden uzak değerlendirmeler yapan çalışmaları yayınlamışlardır.
Sünnetin cinsel fonksiyonlarına etkilerini tam olarak ortaya koymuş çalışmalar maalesef bulunmamaktadır. Sünnet derisinin kesilerek çıkarılmasıyla penis başının ( glans ) hassasiyetini yitireceğini, glansın koruyucu bariyerini kaldırarak glansta artmış keratinizasyona neden olacağını söyleyenler olduğu gibi, sünnetli ve sünnetsiz erkeklerin
glanslarının duyuları arasına bir fark bulunmadığını iddaa eden çalışmalarda mevcuttur.
Sünnetin bir çok konuda olduğu gibi cinsel fonksiyonlara etkileri hala tartışmalıdır.
 

Sünnet Hataları Nelerdir? Hatalı Sünnet
Tecrübeli olmayanlar tarafından yapılınca sünnet hatalarının ortaya çıkması kaçınılmazdır. Acele ile yapılan hijyene dikkat edilmeyen sünnetlerde yan etkiler ve hatalar çok görülür. Bu hatalar :

* Sünnet derisinin az kesilmesi: Çok sık görülür. Çok sıklıkla yapıldığından aileler için çok can sıkıcı bir durum olmasına karşın sünnet hataları içinde en masum olanıdır. Ciddi bir sakıncası yoktur. Gerekirse 2 ci bir işlem ile fazlalık kesilir ve sorun ortadan kalkar.
* Penis başının kesilmesi: Dikkatsizlik ve deneyimsizlik nedeniyle oluşur. Penis başından çok az bir kısım kesilmişse kesik kısım dikilir. Çok kesilmişse tamiri çok güçtür. Tam kesiklerde protezden başka çare yoktur.
* Penis başı altındaki derinin fazla kesilmesi ile buradaki dış idrar yolununda beraber kesilmesi. Çocuk idrarını penis başı yerine penisin alt yüzünden yapmaya başlar. Çok can sıkıcı bir komplikasyondur. İdrar deliği tekrar uca alınacağı bir dizi ameliyatlar gerekebilir.
* Kanama : Sık görülür. Sünnet esnasında damarlar bağlanır veya kotorize edilir. Ancak bazen gözden kaçan bağlanmayan damarlardan, bazende bağlanan damarların sonradan açılmasıyla kanama meydana gelebilir. Tedavide sünnet yarası açılır kanayan damarlar tutulur veya penisi kangrene uğratmamak şartıyla daha sık bir sargı yapılır.
* Penis kangreni: Sık olmamakla beraber penisin çok sıkı bağlanması sonucu oluşur. Penisin kanlanması dolayısıyla oksijensiz kalması nedeniyle oluşur. Çok ciddi bir komplikasyondur.
* Hipospadiaslı çocuklarda sünnet yapılması : İdrar dış deliği penisin alt kısmında olduğu durumlarda (Hipospadias = Halk arasında yarım sünnetli doğma diye adlandırılan tedavi yapılması gereken ciddi bir penis-üretra anomalisi) sünnet kesinlikle yapılmamalıdır. Çünkü bu çocuklara bir ameliyat gerekmektedir. Bu ameliyat ile idrar dış deliği penisin uç kısmına alınır. Bu ameliyat esnasında sünnet derisi kullanılacağı için bu çocuklar sünnet edilmemelidirler. Bunu bilmeyen sünnetçi yanlışlıkla sünnet ederse çocuğun amaliyat başarı şansını düşürür. Sünnet derisi kalmadığı için başka deri yamaları veya mukoza parçaları kullanılmaya çalışılır. Bunların tutma şansı sünnet derisi ile kıyaslanmayacak kadar düşüktür.
* Enfeksiyon :Sünnet bir tür ameliyattır. Sünnette diğer ameliyatlarda olduğu gibi temizlik ve sterilizasyona önem verilmelidir. Temizliğe ve hijyene dikkat edilmezse iltihaplanma meydana gelebilir. Cerahat toplar bu da çocukta ateşin yükselmesine sebeb olur. Titreme, bulantı ve kusmalar meydana gelir. Ayrıca hepatit B, hepatit C gibi hastalıklar bulaşabilir.
* Penis başı aşırı duyarlılığı: Sünnetten sonra 3 ay kadar sünnet başında aşırı duyarlılık oluşabilirse de bu zaman içerisinde kaybolur.

Sünnet Derisi Problemleri Nelerdir? Penis Hastalığı Nedir?
 

Doğumdan sonraki aylar veya yıllar içinde, sünnet derisi hemen altındaki penis başına sıkı bir yapışıklık hali gösterir. Bu durum normaldir ve giderilmesi için bir çabaya gerek yoktur. Ancak bazen, sünnet derisi ucundaki delik ileri derecede dar olur; hatta bu durum idrarın rahatça yapılmasını engelleyebilir. Bazen de dar olan sünnet derisinin altında mikrop üreyerek iltihaba ve akıntıya sebep olur.
 

Fimozis : Bebeklerde ve küçük çocuklarda sünnet derisinin geri çekilememesi normaldir. Çoğunlukla prepisyumun geri çekilmeye çalışılmasıyla sünnet derisinde yırtılma ve kanamalarla prepisyun ucunda aşırı bağ dokusu oluşur. Oluşan bu bağ dokusu fimozis olarak adlandırılır. Fimozise ayrıca; balanopostit atakları, kötü hijyen ve sünnet sonrası aşırı nedbe dokusuda neden olur. Fimozis tanısını koyarken prepisyumun geri çekilememesi yeterli değildir. Prepisyum orifis çapının 5 mm.den dar olması ve işeme esnasında sünnet derisinin balonlaşması geçek fimozisdir.
 

Parafimozis : Prepisyum ucunda oluşan ve sünnet derisinin geri çekilmesini egelleyen dairesel bağ dokusu varlığında sünnet derisi zorlanarak geri çekilirse fimozis halkası glansı ( penis başını ) boğabilir. Bu durum peniste ödeme (şişme), ağrı ve çocuğun idrar yapamamasına neden olarak acil cerrahi müdahale gerektirebilir. Bu durum tecrübeli bir hekim veya ürolog tarafından elle sünnet derisi eski yerine çekilerek tedavi edilebilir. Daha sonra sünnet yapılarak bir daha bu durumun oluşması önlenir. Elle sünnet derisi eski yerine çekilemezse acil sünnet yapılır.
 

Balanopostit: Penis başının sünnet derisi ile birlikte ihtihaplanmsıdır. Kızarık ödemli sünnet derisi birlikte penis ucundan enfekte akıntı görülür. Akut dönemdeki antibiyotik tedavisinin ardından erken dönemde sünnet önerilir.
 

Travma: Fermuar içine sıkışma veya sünnet derisinin diğer nedenlerle yaralanmasında acil sünnet uygulanır.