3-6 YAŞ ÇOCUK GELİŞİMİ
Önceki yazımızda çocukların 3
yaşından önce paylaşma duygularının yeterince gelişmediğini, bu yüzden diğer
çocuklarla oynarken sorun yaşayabileceklerini yazmıştık. Çocuklar yetişkinlerle
oyun oynamayı ve vakit geçirmeyi severler, ancak belli bir yaştan sonra kreşe
gitmeleri ve kendi yaşıtlarıyla birlikte zaman geçirmeleri hem hoşlarına
gidecek, hem de gelişimlerini olumlu yönde etkileyecektir.
Kreşte Uyumsuzluk
Çocuğunuzun yaşıtları siz yetişkinler kadar hoşgörülü ve özverili olmayabilir.
Bu yüzden onların kreşe başladıkları dönem çok önemlidir. Ülkemizde aileler,
kreş seçimi konusunda oldukça titizler. Ne yazık ki pek çok aile çocuğun kreşe
başlama yaşı konusunda yeterince titiz ve bilinçli davranmıyor. Oysa, çocukları
zamanından önce kreşe göndermek, hele de adapte olamadığını bile bile kreşe
gitmeye zorlamak, onu psikolojik olarak olumsuz yönde etkileyebilir.
Tuvalet eğitimi ile ilgili sorunların ortaya çıkması, okuldan soğuma, uyku
problemleri, beslenme alışkanlıklarında bozulma, saldırganlık, iletişim
bozuklukları bu olumsuzluklardan birkaçıdır.
Ailelere, çocuklarını 3 yaşından önce kreşe vermemelerini öneriyoruz, bununla
birlikte, çocuklar arasındaki bireysel farklılıklara yeniden değinelim ve her
çocuğun kreşe gitme yaşının diğerinden farklı olabileceğini belirtelim.
Ben - merkezci çocuklar
Çocuğunuz 2.5 yaşında ve çok aktifse, diğer çocuklarla vakit geçirirken çok
uyumlu davranırsa, oyuncaklarını paylaşma problemi yaşamaz ve tuvalet eğitimini
aldıysa (kreşe gitmek için bu bir zorunluluk değildir) artık onun evde vakit
geçirmekte zorlandığını hissederseniz, onu kreşe göndermenizde hiçbir sakınca
yoktur.
Bazı çocuklar, diğerlerine göre daha ben- merkezcidir, paylaşmayı daha geç
öğrenirler veya kendi kendilerine oyalanmaktan daha çok hoşlanırlar.
Ben - merkezci çocukların kreşe gitme yaşı daha geç olmalıdır. Bu mizaçta bir
çocuğunuz varsa, sosyal ortamlara girip, uyumlu bir birey olmayı öğrenmesi için
onu kreşe göndermekte acele edebilirsiniz. Ama sorunlarını arkadaşlarına
yansıtıp, saldırgan davranışlar sergileyeceğini göz önünde bulundurun. Bu
şekilde davrandığında çevresinden olumsuz tepkiler alacak ve kendini dışlanmış
hissedecektir. Bu da daha fazla uyum problemi yaşamaya başlamasına sebep olur.
Bu nedenle her anne - baba çocuğunun davranışlarını gözlemleyerek onun kreşe
gitme yaşının gelip gelmediğini tespit etmelidir. Daha önce belirttiğimiz gibi
çocuk büyütmenin formülü yada reçetesi yoktur.
Her çocuk farklı davranışlar sergiler
Genel olarak kreşe başlama yaşı 2.5 - 4 yaş arasında değişir. Çocuğunuzu kreşe
başlatırken mümkünse kısa sürelerle başlayıp, daha sonra tam gün kreşe gönderin.
Ayrıca, ikinci bir bebeğin doğumu beklenirse, bebeğin doğumu ile büyük çocuğun
kreşe başlama tarihinin örtüşmemesine dikkat edin. Çocuğunuz kendisini evden
uzaklaştırmaya çalıştığınızı düşünmesin.
Çocukların kreşe ilk başladıkları dönemlerde saldırgan davranışlarda bulunmaları
doğaldır, saç çekme, tükürme, itme gibi yöntemlerle arkadaşlarına zarar vermesi,
çocuğunuzun hasta ya da anormal olduğunu göstermez. Bu davranışlarının nedeni,
bir şekilde bulunduğu ortamda rahatsızlık hissetmesidir.
Bizler nasıl rahatsızlığımızı ifade ederken sesimizi yükseltir, el - kol
hareketleri yaparsak, çocuklarımız da rahatsızlıklarını ifade etme yolu olarak
farklı davranışlar seçebilirler. Çocuğunuzun kreşe başladığı dönemi, onun
sosyalleşmeyi öğrenmesinde yeni bir adım olduğunu düşünün; kısa sürede kreş
ortamına ve kurallarına alışıp, uyum sağlayacaktır.
Eğer doğru zamanda, doğru yerde değilse bu mesajı size mutlaka verecektir. Onun
mesajlarını asla kulak ardı etmeyin.
Fiziksel gelişimi
4 yaşından itibaren çocukların boyları genellikle yılda 6 - 8 cm. arası uzar ve
kilolarında da yılda 2 3 kiloluk bir artış olur. 3 yaşında çocukların dişlerinin
hemen hepsi çıkar. 5.yaştan itibaren süt dişleri yerini kalıcı dişlere bırakır.
Kız çocuklarını fizik gelişimi, daha çabuk olur; kız çocukları vücutlarını daha
kolay kullanır ve el becerileri de hızlı gelişir.
Hareket gelişimi
Çocuğunuz 3 yaşından itibaren el ve parmaklarını koordine edebilir. Kendi
kendine yemek yiyebilir, çatal ve kaşığı rahatlıkla kullanabilir. Bisiklete (3
tekerlikli) binebilir, kısa sürelerle tek ayak üzerinde dengede durabilir,
rahatlıkla merdiven inip çıkabilir ve eşyaları ya da oyuncakları itip çekebilir.
4 yaşından itibaren çocuklar koşabilir, tek ayak üzerinde zıplayabilir, kalem -
kağıt ve makas işlerine elleri yatkınlaşabilir ve ev işlerinde ufak
sorumluluklar alabilir.
Çocuğunuz 5 yaşına geldiğindeyse, artık sofrada yumuşak yiyecekleri bıçakla
kesebilir, resim yapabilir, ayakkabısını bağlayabilir, merdivenleri koşarak inip
çıkabilir ve duvarlara tırmanıp, yürümek isteyebilir. Çocuğunuzun bu
hareketlerini yapmasına engel olmayın ve bunları yaramazlık olarak
nitelendirmeyin. Bu hareketlerine sınırlandırma getirebilirsiniz, ama tamamen
yasaklamayın. Örneğin, güvenli ortamlarda elinden tutarak, alçak bir duvar
üzerinde yürümesine veya duvarlara karalama yapmak isterse, evin bir duvarını
kağıtla döşeyip, orayı kullanmasına izin verebilirsiniz. Oyuncaklarını
dağıtabileceğini, ama sonra toplaması gerektiğini söyleyin ve bunu yapması
konusunda ısrarcı davranın. Çocuklar 3 - 4 yaş döneminde atma, yakalama gibi
hareketlerde ustalaşırlar, 6 yaş döneminde ise çok rahatlıkla ip atlama, lastik
atlama, top oynama gibi oyunları oynayabilirler.
Çocuğunuzun kreşe başladığı dönemi, onun sosyalleşmesinde yeni bir adım olarak
düşünün.
Kısa sürede kreş ortamına ve kurallara alışıp uyum sağlayacaktır.
3 - 6 yaş dönemi çocuğu oyuncaklarını kendisi yaratabilir ve oyun ortamını
kendisi düzenleyebilir. Anne - babalar çocuklarına sürekli yeni oyuncaklar almak
yerine onlara oyuncak yapımında kullanabilecekleri malzemeler sağlamalıdırlar.
Böylece çocuklarımızı birer ''tüketim canavarı'' ve doyumsuz bireyler olarak
büyümekten korur ve bu yolla onun yaratıcılığını da desteklemiş oluruz.
Çocuğunuz, yapımında katkısının bulunduğu oyuncakla oynamaktan daha çok zevk
alacaktır. Örneğin, çocuğunuzla birlikte yemek yapabilirsiniz, evi toplayabilir
veya temizlik yapabilirsiniz. Artık materyalleri kullanarak karton üzerine
kompozisyon çalışmaları yapabilirsiniz. Bu çalışmalar için evdeki malzemelerin
yanında, yürüyüş yaparken dışarıda topladığınız malzemeleri de
kullanabilirsiniz. Sulu boya ile boyadığınız patates, yaprak veya ip ile baskı
çalışmaları yapabilirsiniz. Çocuğunuza, hazır satılan boyalı hamurlardan almak
yerine, 1 ölçü tuz, 2 ölçü un ve su ile yapabileceğiniz tuz seramiği
hazırlayabilirsiniz. Ona zarar vermeyeceğinden emin olduğunuz her tür malzemeyi
oyuncak yapımında kullanabilirsiniz. Tahta kaşıklardan tutun da, tuvalet kağıdı
rulolarına, meyve kabuklarından, makarnaya kadar her şey oyun ve oyuncak
malzemesi olarak kullanılabilir. Amacı çocuğun oyun sonucunda elde ettikleri
değildir. Onun için öğretici olan oyun süresince öğrendikleridir. Önemli olan
çocuğunuzun resim çalışması sonucunda güzel bir ağaç çizmesi değil, ağaç
çizerken aldığı keyif ve elde ettiği bilgilerdir. Ne de olsa bir filmi sadece
sonunda ne olacağını merak ettiğimiz için izlemeyiz.
BİLİŞSEL GELİŞİM
Bu dönemde çocuklar yetişkinlerin davranışlarını tam anlamıyla taklit
edebilirler. Anlatmak istedikleri şeyleri simgelerle ifade edebilirler. Örneğin
uzun kabarık bir etek giyerek, ''prenses oldum'' veya oyuncak tabağına kağıt
doğrayıp, ''pilav yaptım'' diyebilir. Bu onun zekasının geliştiğinin bir
göstergesidir. 4 yaşındaki çocukların çoğu 4 ana rengi tanıyabilir, şekilleri
(kare, üçgen, daire gibi) birbirlerinden ayırt edebilir. Bu dönemdeki
çocuğunuzla renk ve şekil kartları yapabilir, birbirinin aynı olan renkleri veya
şekilleri bir araya getirerek eşleştirme, farklı veya aynı olanı bulma oyunu
oynayabilirsiniz. Çocuklar 5 yaşından itibaren yönleri de öğrenebilirler (ön -
arka gibi). Yine bu dönemde az - çok ve büyük - küçük gibi kavramları da
anlayabilirler.
DİL GELİŞİMİ
3 yaşından itibaren çocuklar 3 - 4 kelimeli cümleler kurabilir ve yaklaşık 600 -
700 kelime öğrenirler. Bazı harfleri telaffuz etmekte güçlük çekebilirler.
Çocuğun konuşma hatalarını tekrar etmek doğru bir davranış olmaz, bunun yerine
yanlış söylediği sözcüklerin veya cümlelerin doğrusunu söylemek daha uygun olur.
Bu dönemde çocuklar çok fazla soru sorabilirler, anne - babalar bu sorulara
açık, basit ve doğru cevaplar vermelidirler.
Cevaplandıramadıkları soruları duymazlıktan gelmek yerine, daha sonra
cevaplandıracaklarını söylemeleri daha uygun olur. Çocukla konuşurken basit
cümleler kullanılmalı ve anlamadığı şeyler tekrar edilmelidir. Konuşurken ona
söz hakkı verilmeli, onun söylediği cümleler genişletilerek ve yanlışı varsa
düzeltilerek tekrar edilmelidir.
SOSYAL - DUYGUSAL GELİŞİMİ
Bu dönemde çocuklar doğru ve yanlışı bilirler, fakat her zaman buna göre
davranmazlar. Örneğin; oyuncaklarını arkadaşlarıyla paylaşmalarının iyi bir şey
olduğunu bilirler, ama her zaman bunu yapmazlar.
Daha önceki sayıda da belirttiğimiz gibi bu yaşta çocuklar daha sosyal olmaya
başlarlar. Çocuklarla ve yetişkinlerle iş birliği yapabilirler. Arkadaşlarıyla
ve yetişkinlerle oyun oynamak, paylaşmak ve doğru yaptığı şeylerin onaylanması
sosyal ve duygusal gelişimlerini olumlu yönde etkiler.
5 yaşından itibaren çocukların taklit yetenekleri iyice gelişir, oyunlarda
yetişkin rollerini benimserler; evcilik, doktorculuk, bakkalcılık gibi oyunlar
yoluyla yetişkinleri taklit ederler. Bu yaş çocukların sorumluluk almalarının da
uygun olduğu bir yaştır. Evle veya kendi odalarıyla ilgili sorumluluk
alabilirler. Kendi bakımlarını ve bazı ihtiyaçlarını, anne babanın ufak
yardımlarıyla tamamen üstlenebilir.