VARİKOSEL
Varikosel, testisi çepeçevre saran
toplayıcı damarların (venöz yapı) genişlemesi ile oluşan ve doğuştan bir damar
anomalisidir. Yaşla birlikte ilerleyerek sperm yapım bozukluğuna neden olabilir.
Görülme sıklığı toplumda %16–25 olup 20–30 yaş grubunda en fazladır. Çok
ilerlemiş olgularda testis boyutlarında azalma ve testosteron yapımında
bozukluklara neden olabilir. Bazı erkeklerde sperm yapım bozukluğu dışında
testiste veya kasık bölgesinde ağrı olabilir. Çalışmalarda kısırlık (infertilite)
şikâyeti ile başvuran erkeklerin %35-40'ında varikosel tespit edilmiştir.
%98 sol tarafta ve %2 ise her iki tarafta görülür. Solda sık görülmesine soldaki
toplardamarın boşaldığı yerde ana damara dik açı yapması, sol testis
toplardamarının daha uzun oluşu, sağ testisin biraz daha aşağıda ve daha sarkık
oluşu, soldaki toplardamarın içerisinde kanı ileri pompalayacak kapakçıkların
daha az ve yetersiz oluşu, soldaki damarda basıncın daha fazla olup kanı ileri
sevk edemeyişi gibi faktörler sebep olarak düşünülmektedir.
Artmış damar yapısı ve kanlanma, testisin fonksiyonlarını ısı artışına neden
olarak, dokunu oksijenlenmesindeki bozulma yapar ve böbrek ve böbrek üstü
bezlerinden gelen zararlı atıkların birikmesine yol açarak bozar.
Üretilen spermler üzerinde de hareketliliğin bozulması, sperm sayısının azalması
ve sperm yapısının bozulmasına neden olur. Bu etkiler ile spermiogramda
çoğunlukla sperm sayısında azalma, yapısal bozukluklar ve hareket bozukluğuna
yol açar. Bu arada testosteron hormonu salınımında rol oynayan testisteki Leydig
hücrelerinin sayısal artışına rağmen fonksiyonel olarak testosteronda azalma
görülür.
Belirtileri
Vakaların çoğu belirti vermez. Başka bir hastalığa bakılırken tesadüfen gözükür.
Belirti veren varikosel de ağrı olabilir. Testiste çekilme hissi vardır.
Özellikle ayakta dururken ve sıcakta damarlar belirginleşir ve el ile bir sicim
gibi his edilir. Bazen hastalar testislerinde gördükleri veya ayakta iken
ellerine gelen genişlemiş damarlar sebebi ile doktora gelirler. Doktor
tarafından yapılacak elle muayene ile genellikle tanı konur. Bazen Doppler
ultrasonografi gerekebilir. Bütün varikoselli hastalara 3 günlük cinsel
perhizden sonra sperm tahlili (spermiogram) yapılıp sperm sayısı, hareketliliği
ve şekilleri araştırılmalıdır. Hastaların yaklaşık %70 inde sperm yoğunluğu ve
hareketliliği azalmış, şekilleri bozulmuştur. Bu hastalarda yüksek oranda
kısırlık görülür. Kısırlık şikâyeti olan varikoselli erkeklerde, çok yoğun ağrı
şikâyeti olanlarda ve testislerinden biri diğerine göre anlamlı küçülme
göstermiş varikoselli erkeklerde cerrahi tedavi önerilir. Tedaviye geçmek için
varikoselin mutlaka sperm değerlerini bozmuş olması gerekir. Varikosel bekâr
erkeklerde sperm değerlerinde bozulma var ise tedavi yapılmalıdır. Eğer erkek
adolesan çağda, yani henüz ergenliğe gelmemiş ise ve sperm veremiyorsa bu
durumda testiste küçülme olup olmadığına bakılır. O taraf testisi %10’dan fazla
volüm kaybetmiş ise yine ameliyat önerilir.
Teşhis
Teşhiste en önemli tanı yöntemi fizik muayenedir. Testise giden kord adı verilen
damar ve sinir yapısının elle muayenesinde teşhis konulur. Muayenede öksürtme
veya ıkındırma ile karın içi basıncı arttırılarak genişlemiş damar yapısının
tanınması amaçlanır. Sadece ıkınma yoluyla hissedilen varikosel Grade 1, ayakta
muayenede ıkınmadan hissedilen Grade 2 ve dışarıdan görülür düzeyde damar
yapısının olduğu varikosel Grade 3 olarak adlandırılır. Doppler ultrason ile
varikosel araştırması muayenede tam olarak algılanamayan olgularda ayırıcı tanı
olarak istenebilir. Amerikan Üroloji Derneğinin 2002 yılındaki toplantısında
yalnız ultrason ile tespit edilen varikoselin klinik açıdan bir anlamı olmadığı
ve operasyona gerek olmadığı bildirilmiştir.
Tedavi
Varikoselin Tedavisi Ameliyattır
Hasta evli çocuk sahibi ve bir şikâyeti yoksa takip edilir. Fakat ağrı varsa
sperm hücresi incelemesinde (Spermiogram) sayı ve kalite düşükse veya testis
boyutunda küçülme oluşuyorsa ameliyat gereklidir. Ameliyatı kasık bölgesinden
yapılan küçük bir kesi ile gerçekleşir. Testisi drene eden venler bağlanır.
Basit bir ameliyattır ve genellikle hastane de yatmayı gerektirmez. Yaklaşık
30–60 dk. sürer. Ameliyattan 3 ay sonra sperm üretiminde düzelme görülmeye
başlar. Sperm tetkiki ameliyattan sonraki 3–6. ayda yapılmalıdır. Sperm
üretimindeki düzelme ameliyat olan hastaların %50–80’inde görülür. Gebelik
üzerindeki etkisi de yüzde 20–69 civarında artmaktadır.
Sema Hastanesi
Üroloji Uzmanı Dr. Mehmet Kalkan