YÜKSEK RİSKLİ HAMİLELİK
Aslında çok doğal bir süreç olan gebelik her zaman sorunsuz geçmez. Şöyle ki;
-Daha önce sakat ya da ölü doğum
yapmış
-Önceden birkaç düşük yapmış
-Kalp, şeker, böbrek hastalığı ve yüksek tansiyon gibi sorunları olan
-Eşiyle kan uyuşmazlığı olan
-Çoğul gebelikleri olan
-Bazı endişeler taşıyan ve
-İleri yaştaki anne adaylarının daha yakından izlenmeleri gerekir. Bu nedenle
anne adayları, rutin ve bilinen incelemeler dışında, daha sıkı izleme
alınmalıdır.
Anne ve bebek sağlığının denetim altında tutulduğu bu süreçte, ultrasonografi ve
fetal monitör ile bebeğin biyo-fizik durumlarının incelenmesi, bebek sağlığının
önemli bir göstergesi olan, NST yöntemi ve doppler ultrasonografi, İrenbe'de
kullanılan temel tıbbi yöntemlerden bazılarıdır.
Gebeliklerde kalıtsal bozuklukların yol açtığı riskler anne yaşamının ilerlemesi
ile doğru orantılı olarak artmaktadır. En sıkı görülen genetik anomali durumu,
21. kromozom çiftinin 2 yerine 3 kromozom içermesine bağlı olarak oluşan Down
Sendromu' (mongolizm) dur.
Gebeliği sırasında 35 yaşın üstünde olan

Daha önce anomali bebek doğurmuş
Yakın akrabalarında anomalili çocuğu olan
Üçlü tarama testinde yüksek risk saptanan anne adaylarına, gebeliğin 16-22.
haftalarında amniosentez uygulanır. Amniosentez, ultrason muayenesi altında anne
karnından uygun bir giriş yeri seçilerek bebeğin içinde yüzdüğü sıvıdan örnek
alınmasıdır. Bu işlem, çok ince bir iğne ile yapılmakta ve ağrı
hissedilmemektedir. Alınan sıvıdan bebeğe ait hücreler üretilerek kromozom
analizi yapılır. Böylece bebeğin genetik bir bozukluğu olup olmadığı
saptanabilir.
Bu sıvıda ayrıca AFP gibi bazı hormon ve kimyasal maddelere bakılarakta nöral
tüp defektleri ve diğer sakatlıkların olup olmadığı tespit edilir. Dünyanın en
gelişmiş merkezleri ile işbirliği içinde olan İrenbe amniosentez yapabilen
sayılı merkezlerden biridir. Ayrıca CVS, kordosentez ve çoğul gebeliklerde fetal
reduksiyon gibi ultrasonografik girişimlerde yapabilmektedir.